Sen beni çıldırtmak için elinden geleni yaparken, bu ölü sensiz, çaresiz hiçbirşey yapamamaktan daha çok çıldırıyor. İyi ki yoksun aslında... İyi ki yoksun da şahit değilsin cinnetime! Şahit olabilsende farketmezdin ya... Çünkü ben sessizce kendi içimde,senin yüzünden cinnetimi yaşadım... Bilme ve bulma yüreğimin ruhunu... Toplama bedenim dağılmış parçalarını... Sil beni hadi daha önce defalarca deneyip yapamadığın gibi...Sil beni en baştan en sona kadar hayatında...
Yüreğimi çıkarıp astım şimdi karşıma, bakamıyorum ona,o kadar çirkin ki "yaram-berem" , tanınmayacak halde kalbim... Dayanmaya çalışıyorum yalnızlığımın açtığı bu yaraya... Katlanmak için sabrediyorum ve dileniyorum Yaratıcıdan... İçinde ki kurtların kalabalığına sabrediyorum... Sen bunların hiçbirini bilme,duyma sakın,bilmeden ve bilerek incit beni...
Sensizliğinin terk edişiyle yüzyüzeyim yine... Birtek yalnızlığım kaldı avucumun içinde, hem sımsıkı tutuyorum hemde oldukça gevşek,çünkü biliyorum çok sıkarsam; benim öldüğüm gibi oda ölücek, çok gevşek tutarsam; özgürlük ve huzur için benden o da kaçıp gidecek...
Sen, kimsenin anlayamadığı,kimsenin tanıyamadığı... Sen benim anladığımı ve tanıdığımı sandığım; kaybolmuşluğum ... Sanki "şimdi" kaybettik,kaybolduk...
Beni bul içinde, ben seni bulamayacak kadar kayıbım çünkü sende ...
08/11/2007
14 Nisan 2010 Çarşamba
ÖLÜ MEKTUPLARI - 9
Etiketler:
alışmak,
aşk,
ayrılık,
güzel sözler,
hasret,
hayat,
hüzün,
ölü mektupları,
sevda,
sevgi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder