İnsan tuhaf bir varlık; ne zaman ne yapacağı belli olmuyor. Örneğin; ben o kadar azimliydim ki geçen hafta, ders çalışcam, burs alıcam her dersten en yüksek notları alıcam diyodum. Sonra ne olduysa pazar günü oldu, dün. Uyandığımdan itibaren bir uyuşukluk sardı bedenimi,sürekli uyumak geldi içimden,sorumluluklarımdan kaçmak... Havanın güzel olmasına bile sinirlendim o gün,hatta bu gün hava kötü olcak diye azda olsa sevinmiştim, gel gelelim bu güne; bu gün hava güzel ama okulda bu gün akşama kadar kalacağımdan yine de umutluyum havanın bozmasından yana...
Bir terslik var çözemiyorum, canım sıkılıyor sürekli, müzik dinlemek,kitap okumak,yazmak ve uyumak istiyorum sevdiğimin koynunda sadece... Ve bir yanım da bunları kısıp, özellikle uyku kısmını; çünkü bu aralar çok uyuyorum. Ertelememi erteleyemesemde,yapmanın imkansız olduğunu söylüyor. Ama ben her zaman ki gibi "araf"ta kalıyorum... Ne ders çalışıyor ne uyuyorum,peki sonuç? Tabiki negatif... Başladığım her hikaye yarım kalıyor,yazamıyorum. Şiirler aklımda birikiyor. Nasıl oldu da bu mektuba başladım bilemiyorum,okuduğum kitaplar bana 1 yılda bitiyormuş gibi geliyor,bunalıyorum. Şimdi buada (xxxxxxxxda xxxxxxxxxxxxxxxxx üniverstesi) if kantininde (bilenler iyi bilir mf ye göre muazzam gürültü vardır.) nisanın sonunda güneşli bir günde oturmuş yarım bıraktığım "ölü mektupları"nın bilmem kaçıncısını yazıyorum.(xxxxxxxxxxda gidince öğrenicem kaçıncısı olduğunu...)
Niye? Neden? Bilmem ki? Neyse aklıma gelirse yine yazarım,şimdilik bu kadar... Çok kısa oldu biliyorum ... Asla okumicanızıda biliyorum . . . Ama yazıyorum işte ...
20/04/2009
14 Nisan 2010 Çarşamba
ÖLÜ MEKTUPLAR -11
Etiketler:
alışmak,
aşk,
ayrılık,
güzel sözler,
hasret,
hayat,
hüzün,
ölü mektupları,
sevda,
sevgi,
terk etmek,
terk-i diyar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder